Mar 22

 

Ürüne Genel Bakış

 

Artısı: Vista SP1 tüm güncellemeleri aynı anda yapıyor; yüzlerce küçük sorun gideriliyor; yazılım geliştiricilerin Vista için kararlı kod yazmasını kolaylaştırıyor.

Eksisi: Zorunlu diyeceğimiz yenilik getirmiyor; çoğu durumda performansı artırmıyor hatta kimi durumlarda daha az performans sergiliyor

Sonuç: Her zaman için en son yaması yapılmış yazılımı sisteme yüklemek iyi bir tercih olsa da, sistemlerini birkaç saat bu işe ayırmalarına karşın, SP1′i indirip, yüklemenin ev kullanıcılarına getireceği çok fazla şey yok.

CNET Labs, Windows Vista’nın piyasaya sürülmesinden bir sene sonra (Mart başında) gelecek olan yama paketini (SP1) sizin için inceledi. Microsoft, yeni gelecek SP1′in, üçüncü parti donanımlar ile daha fazla uyumluluk, artırılmış güvenilirlik, sıkılaştırılmış güvenlik ve daha iyi performans getireceği iddiasını taşıyor.

Vista SP1, Microsoft’un bundan önceki son yama paketi XP SP2 ile gelen yeniliklere göre de farklılık gösteriyor. Vista SP1, yeni güvenlik duvarı, geliştirilmiş otomotik güncelleme ile Internet Explorer için açılır pencere engelleyici gibi özellikler getiren XP SP2′ye göre geliştirmeleri daha çok yazılım kodları tarafında getiriyor. Gelen özellikler ise çoğunlukla işletim sisteminin Business, Enterprise ve Ultimate sürümlerini ilgilendiriyor. Bu yüzden şu an itibari ile sabırlı davranmanızı ve otomotik güncellenme uyarı vermeden yüklememenizi öneriyoruz.

Kurulum

Kullanıcılar Windows Vista SP1′e üç ayrı yoldan sahip olabilecek. Çoğu güncellemeyi, işletim sisteminin Windows Güncelleme işlevi sayesinde indirebilecek. Microsoft, bu tip indirme işleminde, sadece belli yamaların yükleneceğini, bunun da indirme zamanı ile ağdaki data trafiğini azaltacağını belirtiyor. Kısıtlı internet bağlantısı olan ya da hiç olmayanlar ile birlikte birden çok bilgisayara güncelemeyi indirmek isteyenler ise DVD aracılığı ile yazılımı indirebilecek. Kurumsal müşteriler ise yeni bilgisayarlara kurulum için DVD içerik paketi alacaklar.

Windows Vista’yı önceden bilgisayarlarına yüklenmiş biçimde alanların ise, SP2′i yüklemeden önce Microsoft tarafından yayınlanan üç güncelleme yapması gerekiyor. İşletim sisteminin Otomotik Güncelleme özelliği, SP1 indirilmeye hazır hale geldiğinde bu güncellemeleri haber verecek. Bu üç güncellemeden ikisi, Vista SP1′in yüklenmesinin başarı oranını artırırken, üçüncü güncelleme, Vista Enterprise ve Vista Ultimate işletim sistemlerini kullananlara gerekecek.

Bu anlatıklarımız ilk başta biraz kafa karıştırıcı gibi dursa da; Microsoft, XP SP2 tecrübesinden çok şey öğrendiğini, bu deneyimlerini de Vista SP1′in daha kolay yüklenebilmesi için kullandığını söylüyor. Microsoft, daha modüler olarak tasarlanan bu yama paketinin, sadece kullandığınız sistemde gerekli olan yazılım kısmını güncellediğini söylüyor.

Bu bilgilerin ışığında, teori olarak şunu söyleyebiliriz ki; eğer Vista işletim sistemini aldığınız günden beri Otomotik Güncelleme özelliğini etkin bırakmışsanız, bu özelliği etkinleştirmeyenlere göre SP1 kurulumunuz daha kısa sürecek. Bunun, XP SP2′deki gibi gece boyu süren yükleme işlemini de ortadan kaldıracağı gün gibi açık. Vista SP1′in getireceği bir diğer güzel özellik de, yama paketi kurulduktan sonra, sistemin temel donanım gereksinimleri için yükseltme istememesi.

Microsoft’un bize gönderdiği disk ile yaptığımız Vista SP1 terfisi, standart bir Acer Travelmate bilgisayarda 1 saat sürdü. Bu süre içerisinde bilgisayarı kullanamadığımız gibi, birkaç kere yeniden başlatma işlemini gerçekleştirdiğini gördük. Terfi sırasında ekranda, sürdürülen işlemin hangi aşamada olduğu ve bitmesine ne kadar kaldığı ile ilgili bilgiler vardı.

Eğer, herhangi bir nedenden ötürü terfi işlemini sonladırmak isterseniz, bunu yapmanız mümkün. Ama, en başta yüklenen üç güncelleme sistemden kaldırılamıyor.

Özellikler

Vista SP1, masaüstüne, neredeyse gözle görülür hiçbir yenilik getirmiyor. Hatırlanacağı üzere; XP SP2 ile Güvenlik Duvarı ve Güvenlik Merkezi gibi özellikler gelmişti. Vista SP1 ile gelen yaklaşık 300 güncellemenin çoğu, Business, Enterprise ve Ultimate sürümlerine ve kod tarafında geliyor. O yüzden, yeni özellik bekleyenlerin bu beklentilerinin boşa çıkacağını şimdiden söyleyelim.

SP1 ile gelenler arasında, NT dosya sistemi ile düzenlenmiş taşınabilir depolama birimlerini çıkarırken data kaybını önleyici geliştirmeler, TCP/IP Versiyon 6 için güçlendirmeler, geliştirilmiş Meeting Space bağlantıları yine gelişmiş Uzaktan Yardım uygulamaları ile birlikte Vista yedeklemesi için EFS (Encrypting File System) güncellemeleri bulunuyor.

Microsoft, Vista SP1′in performans tarafında getirdikleri için ise; yerel ağlardaki ortak noktaları dolaşırken, daha az bant genişliği kullandığını ve aynı anda kablolu ve kablosuz bağlantı seçenekleri ile karşılaştığında, seçim yapabildiğini belirtiyor.

Bunun yanı sıra ReadyDrive, ReadyBoost ve SuperFetch özellikleri için de güncellemeler geliyor. Şunu belirtelim, SuperFertch özelliğini kullananlar Vista SP1 yükledikten sonra, sistemlerinin yavaşladığını farkedecek. Microsoft bunun nedenini, SP1′in varolan SuperFetch datasını silmesi ile açıklıyor. Şirket, birkaç gün içinde datanın yeniden toplanması ile sistemin eski hızına döneceğini de belirtiyor.

Vista SP1 ile birçok yeni standard da geliyor. Birkaç örnek vermek gerekirse bunlar arasında; yeni Birleştirilmiş Genişletilebilir Firmware Arayüzü (Unified Extensible Firmware Interface), sistemin yerel ağ üzerinden açılması için x64 Genişletilebilir Firmware Arayüzü (x64 Extensible Firmware Interface), 3D oyun için Direct3D 10.1, yeni flash tabanlı xFAT, HD-DVD ve Blu-ray sürücülerini HD (yüksek tanımlılıkta) olarak ayırt edebilme, SD Gelişmiş Doğrudan Bellek Erişimi (SD Advanced Direct Memory Access), ikinci nesil Windows Media Center Genişletmeleri, geliştirilmiş MPEG-2 çözücü sayılabilir.

Vista SP1 güvenlik tarafında; çok fonksiyonlu kimlik doğrulama yöntemleri ekleyerek Bitlocker şifrelemesini, Enterprise ve Ultimate sürümleri için daha da gelişmiş hale getiriyor. Microsoft, bunun yanı sıra; işletim sistemi dosyalarının bulunduğu sabit diski bölümleri için de şifreleme desteği getiriyor.

Özetle söylemek gerekirse; saydığımız bu özelliklerin çoğu ev kullanıcıların kullandıkları sistemleri çok yakından etkilemiyor.

Performans

CNET Labs olarak, SP1′in iyileştirmelerin biraz karışık geldiğini söyleyebiliriz. Örneğin; Microsoft, SP1 ile dosya okuma ve yazmanın daha da hızlanacağını söylese de, bu her durumda tam doğru olarak karşımıza çıkmıyor. Dell XPS M1530 ile yaptığımız üç ayrı senaryoda, performansın artan, aynı kalan ve azalan seviyede karşımıza çıktığını gördük.

Dosya aktarımı yaptığımız testte, dosyalar aynı sabit disk bölümünde olduğunda aktarım hızı artarken, aynı dosyaları harici bir sabit diskten okurken ya da o sabit diske yazarken hızın aynı kaldığını hatta daha düştüğünü gözlemledik.

Dosya Kopyalama (saniye)
(Kısa çubuklar daha iyi performansı gösterir)

Harici Diske yazma  

Harici Diskten Okuma  

Aynı Sabit Diskte Kopyalam  

Windows Vista Home Premium SP1

75

52

61

Windows Vista Home Premium

52

51

65

CNET Labs, Vista ile yaygın olarak kullanılan uygulamaların performansının, SP1 yüklendikten sonra arttığını gözlemledi.

Adobe Photoshop CS3 görüntü işleme testi (saniye)
(Kısa çubuklar daha iyi performansı gösterir)

Açılma Süresi  

Kapanma Süresi  

Windows Vista Home Premium SP1

43

30

Windows Vista Home Premium

40

30

Vista SP1 ile daha uzun ömürlü pil ömrüne sahip olacağını düşünenler hayal kırıklığına uğrayacak. Her ne kadar Microsoft, kendi yaptığı testlerde rastgele seçtiği 16 dizüstü bilgisayardan, 14′ünde pil ömrünün arttığını söylese de, CNET Labs kendi testinde aynı sonuca ulaşamadı.

DVD pil süresi testi (dakika)
(Kısa çubuklar daha iyi performansı gösterir)

Windows Vista Home Premium SP1

130

Windows Vista Home Premium

129

Sonuç

Elbette, her zaman için en son yaması yapılmış yazılımı sisteme yüklemek iyi bir tercihtir. Ama, sistemlerini birkaç saat bu işe ayırmalarına karşın, SP1′i indirip, yüklemenin ev kullanıcıları için getireceği çok fazla şey yok.

Mar 22

Ürüne Genel Bakış

Artısı: Önceki tarayıcı ayarlarını aktarma; Uygulama Sağlayıcı özelliği; Facebook, eBay, StumbleUpon ile birlikte çalışıyor; Güvenlik Filtresi, Oturum Kurtarma

Eksisi: Windows Live uygulama seçimi çok öne çıkartılmış; Oturum Kurtarma tek sekmeyi kurtarıyor

Sonuç: IE8, diğer tarayıcılardan ödünç aldığı özellikler ile kendini geliştirmiş ama henüz Beta uygulamasında olan tarayıcının bazı özellikleri verimli çalışmıyor.

Microsoft, internet tarayıcı pazarındaki payının azalmasını daha çok dikkate almış olacak ki; Firefox ve Safari’de popüler olan kimi özellikleri, Internet Explorer 8 beta 1′de kullanma yolunu seçmiş. Internet Explorer’ın bu sürümü şu andaki hali ile özellikle yazılım geliştirenler için yayınlansa da, standart kullanıcılar tarafından indirilmeye de açık. Ama, baştan belirtelim, konu ile çok haşır neşir değilseniz, dikkat etmenizde fayda var.

14.4 MB büyüklüğündeki dosyayı indirdikten sonra, Microsoft’un eksik olan Internet Explorer güncellemelerini indirmesini, sistemdeki zararlı yazılımları kontrol etmesini ve ardından tarayıcıyı yüklemesini bekledik. Bu işlemin ardıdan bilgisayarımızı yeniden başlatmamız gerekti. Yeniden başlatma sırasında sistemimiz çöktü ve manuel yeniden başlatma yapmak zorunda kaldık. Bunun için kimseyi suçlamıyoruz, en nihayetinde bunun bir deneme sürümü olduğunu unutmamak gerekiyor.

Yeniden başlatma işlemini gerçekleştirip, sistemi çalışır duruma getirdiğimizde Windows tarafından verilen herhangi bir bilgilendirme ile karşılaşmadık. Beklediğimiz bilgilendirme Internet Explorer’ı açtığımızda karşımıza çıkarak, IE 7 sürümünün beta sürümü ile güncellendiğini haber verdi. Bundan sonra ilk kullanım kılavuzu yapılandırma ve kişiselleştirme ayarlarını yapmamızı sağladı.
Daha sonra hızlı ayar seçimi, daha önce kullandığımız Internet Explorer ayarlarını yeni sürüme aktarma ve ayarlarımı seç, tercihlerini karşımıza çıkardı. Bu noktada Ayarlarımı Seç’i kabul ettiğimizde karşımıza beş ayar seçeneği çıktı:

1. Varsayılan arama motorunu değiştir (Kullandığımız Google’ı değiştirmedik)

2. Uygulama Sağlayıcılar (Aşağıda açıklandığı gibi)

3. Güvenlik filtresini etkinleştir (Evet)

4. Internet Explorer 8 beta 1′yı varsayılan tarayıcı yap (Hayır)

5. Ayarları başka tarayıcıdan aktar (Evet)

Microsoft, Uygulama Sağlayıcıları (Activity Providers), harita, ansiklopedik bilgi ve sosyal ağlar için seçilen varsayılan sayfalar olarak tanımlıyor. Örnekle açıklayacak olursak; Microsoft’un getirdiği varsayılan ayarları seçildiği takdirde; kendinizi bir anda, Windows Live Evreni’ninde buluyorsunuz. Bu, blog için Windows Live Space, ansiklopedik bilgi için Encarta, tercüme için Windows Live ve e-posta için de Windows Live Hotmail seçmeniz anlamına geliyor.

Biz bu uygulamaların hiçbirini seçmedik. Daha sonra farkettiğimiz şey ise, Microsoft’un Facebook, eBay, StumbleUpon, Yahoo, Windows Live ve MSN ile işbirliği yaptığını ve bu uygulamaları her biri ile birlikte gerçekleştirdiği oldu. Örneğin, StumbleUpon’ı seçerek; Internet Explorer’ın internet sayfaları incelemelerine, popüler sitelerin son dakika haber beslemelerine ya da StumbleUpon’ın kendisine ulaşması gibi.

Güvenlik Filtresi, Internet Explorer’ın en son sürümünde yer alan ve tarayıcının dolandırıcılık maksatlı sitelere karşı geliştirdiği bir çözüm.
Microsoft versiyon 8′e, bu güvenlik önlemine, indirilen sayfayı etkin olarak tarayan zararlı yazılımlardan koruma önlemini de ekliyor. Tarayıcı, diğer güvenli internet deneyimi sağlayan uygulamalarda görmeye alışık olmadığımız cinsten bir uyarı penceresi gösteriyor. Bunun açılır bir pencere şeklinde olmasını tercih ederdik. Microsoft’un önlem olarak sundukları ise bize yetersiz geldi. Bu uyarı karşında yapabileceğiniz şeyler, engelleme ve ne olduğu hakkında bir fikriniz olmadan izin verme seçeneklerinden ibaret.

Maps.google.com internet sitesini açmaya çalıştığımız bir denemede Internet Explorer 8 beta 1 çöktü. Neyse ki, Firefox’tan aşina olduğumuz Oturum Kurtarma özelliğinin eklenmiş olması derdimize çare oldu. Fakat, eklenen Otomotik Kurtarma (ACR), tüm pencereleri değil, tekil olarak google.maps’in açık olduğu sekmeyi kurtarmaya çalıştı. Bizim gördüğümüz kadarı ile sorunun kaynağı bu değil, aksine Google Araç Çubuğuydu. Tarayıcı çeşitli kereler sorunu gidermeye çalıştıktan sonra, sekmeyi kapatmak isteyip, istemediğimizi sordu.

Yeni beta sürümü ile gelen ve yine ödünç alınmış bir özellik de Sayfa Dilimi. Hali hazırda, çok fazla internet sitesi bu özelliği desteklemediğinden bu konuda çok fazla yorum yapamıyoruz. Benzer özelliğe sahip olan Safari Tarayıcısı’nda, bu özellik ile canlı internet sitelerinin küçük bir kısmını masaüstünde çalıştıran küçük uygulamalar yaratılabiliyor. Fakat, Microsoft bu kadar azimli gözükmüyor. Çünkü, yeni tarayıcı bu uygulamaların sadece tarayıcı penceresinde çalışmasına izin veriyor.

Son olarak eğer, deneme sürümünü beğenmezseniz yapacağınız şey, Emulate IE7 (IE7′ye geç) seçeneğini tıklayarak, Internet Explorer 7′nin şu andaki sürümüne dönmek olacaktır.

Tags: , , ,

Mar 05

Son zamanlarda ilginizi çeken çok özel biri var. Ona aşıksınız ancak onun sizin hakkınızda ne düşündüğünü henüz bilmiyorsunuz. Size önereceğimiz 6 adımdaki yöntemle onu kendinize aşık edebilirsiniz. Ona olan aşkınızı korkusuzca göstermek için çok fazla zamanınız yok.

Kendinize iyi bakın
Öncelikle kendinize özen gösterin. Formunuzu korumak için sağlıklı bir diyet yapın. Saç, makyaj ve tırnak bakımına düzenli olarak devam edin. Eğer kendinizi beğenirseniz karşınızdaki kişi de sizi beğenir.

Kendinizden emin olun
Kendinden emin olmak sadece bir erkeklere özgü bir davranış değildir. Kendindne emin kadınlar hayatın içine girerler. Doğal bir kendine güvenme yeteneğiniz yoksa, varmış gibi yapmaktan başka çareniz yok.

Sık karşılaşın
Hoşlandığınız kişi neredeyse siz de oralarda takılın. Size aşık olmadan önce sizden hoşlanmalı.. Araştırmalar, aşkın yaşanmasında kişi, yer ve tetikleyici olayın önemli olduğunu belirtiyor. Sizi ne kadar çok görürse sizden o kadar hoşlanacak.

Sizi merak etsin

Sizden hoşlandıktan sonra ve sizi etrafında görmeye alıştıktan sonra, daha az karşılaşmaya ve kendinizi daha az göstermeye çalışın. Bu sizi düşünmesini ve merak etmesini sağlar. Gerçeği söylemek gerekirse; “uzakta olmak aşkı büyütür”, yani sizi özlesin ve sizin etrafınızda olmak için çaba göstersin. Unutmayın; kolay elde edilen şeyler çabuk unutulur.

Göz teması kurun
Onunla konuşurken, uzun uzun gözlerinin içine bakın. Araştırmalara göre, her durumda aşık olanlar olmayanlara göre % 75 daha fazla göz göze bakışıyor. Onunla normalden daha fazla göz teması kurun ve onun size aşık olduğunu algılamasını sağlayın.

Dünyadaki tek erkek ‘o’
Sizin için dünyadaki tek erkeğin o olduğunu hissettirin. İyi bir gün geçirmesi için iyi dileklerde bulunan notlar verin, kendisine dikkat etmesini söyleyin ya da nazikçe bir öpücük kondurun. Emin olun bu onu dünyada tek erkekmiş gibi hissettirecek. Erkekler de kadınlar gibi dünyada özel olduklarını hissetmek isterler ve bir kadın tarafından sevilmek bunlardan biridir.

Tags: ,

Mar 04

Selülitlerden kurtulmak için yapılan diyetlerin bir çoğu yanlış ve hatalı uygulanıyor. Bunun sebebi ise selülitlerin gösterdiği farklılıklar. Tedavinin başarılı olabilmesi için selülitin tipine göre uygulama veya diyet yapmak gerekmektedir. Aşağıdaki sorulara vereceğiniz “evet” veya “hayır” yanıtı sizin hangi tip selülitiniz olduğunu ortaya koyacak. Selülit tipinizi belirledikten sonra uygulanması gereken tedavi yöntemini aşağıda bulabilirsiniz.

1.Tip Selülit
• Kilo fazlanız var mı?
• Kilo probleminiz her zaman var mıydı?
• Selülitiniz yumuşak, kaygan ve koyu bir muhallebi görünümünde mi?
• Kolayca parmaklarınızın arasında sıkıştırabiliyor musunuz?
• Selülitiniz vücudunuzun alt ve üst kısımlarına eşit dağılmış durumda mı?
• Stresli biri misiniz?

2.Tip Selülit

• Bacaklarınız kalın, şiş ve varisli mi?
• Kramp giriyor mu?
• Reglinizden önce şişkinlik hissediyor musunuz?
• Yazın ayaklarınız daha fazla mı şişiyor?
• Bacaklarınız, ayak bilekleriniz ve baldırlarınız kalın mı?
• Vücudunuzun alt kısmı, üstüne nazaran daha sıkı ve soğuk mu?
• Parmağınızı baldırınıza bastırınca deri çöküyor ve bir süre öyle mi kalıyor?

3.Tip Selülit
• Selülitleriniz sert mi, bastırınca acıyor mu?
• Daha çok baldırlarınızda ve dizlerinizin arka kısmında toplanmış vaziyette mi?
• Deriniz beyaz, kuru ve hassas mı?
• Zayıfladığınızda üst kısmınızdan mı kilo veriyorsunuz?
• Uzun zamandır var olan selülitlerinizden ne yaparsanız yapın kurtulamıyor musunuz?
• Selülitlerinizin görünümü ayın muayyen günlerine göre değişmiyor mu?
• Hareketli bir insan mısınız?
Değerlendirme

Olumlu cevaplarınızın çoğu

1. Tip’e aitse selülitleriniz yağlı,

2. Tip’e aitse süzme,

3. Tip’e aitse lifli cins.

Selülitinizin tipini tespit ettiniz mi? O zaman işin zor kısmını halletmişsiniz demektir. Şimdi sıra onlardan kurtulmakta…

1. Tipin tedavisi:

Diyetle geçecek tek selülit tipi bu… Diyet ile vücudunuzda ensülin salgılanmasının düzenlenmesi gerekiyor.

• Kahvaltı: Yağsız çökelek, 1 yumurta, katı peynir, tavuk eti, kepekli ekmek.

• Sabah 10 ve akşam 5: Aç olmasanız da kahve veya çay ve kahvaltı listesinden bir çeşit yiyecek.

• Öğle ve akşam yemeği: Karışık salata, veya patatessiz bir çorba.

• Yağsız et, tavuk, balık, kahvaltıda yenmemişse yumurta, yeşil sebze yenilebilir.

• Sabah kahvaltısı listesinden 1 çeşit ya da muhallebi.

• 1 dilim kepek ekmeği veya sadece haftada 1 kere az pilav, mercimek, haşlanmış patates yiyebilirsiniz.

• Tavsiyeler: Kızarmış ve beyaz şekerli besinlerden uzak durun. Spor yapın, özellikle uzun ve hızlı yürüyüş. Aşağıdaki mineralleri bol bol almaya özen gösterin:

• Çinko: Deniz ürünleri, süt, sarmısak, bezelye.

• Bakır: Tavuk, yumurta, kabuklu deniz mahsulleri, mantar, pırasa, sarmısak, bezelye, limon, armut, avokado.

• Selenyum: Et, balık, yumurta, ıspanak, mantar, pırasa.

• C Vitamini: Maydonoz, kivi, portakal, limon, çilek.

• E vitamini: Kırmızı biber, lahana, rezene.
2. Tipe karşı:

• En çok görülen selülit tipi. Temel bir lenf ve kan dolaşımı sisteminden kaynaklanıyor. Bacaklarda kramplar, örümcek ağı gibi kılcal damarlar, morartılar görülüyor. Vücut sürekli su topluyor. Stres ve hormon değişiklikleri, durumu daha da kötüleştiriyor.

• Beslenme: Selülitlerden kurtulmak için diyet yapmayın; faydası olmaz. Az tuz ve az şekerli maddeler yiyin. Bol bol üzüm, portakal, greyfurt, karnabahar yiyin, C ve E vitamini alın. Azar azar, bol su için.

• Spor: Yürüyüş, yüzme golf ve bisiklet gibi sporlar yapın ama tenis ve hızlı aerobik yapmayın.

• Tedavi: Lenflerin boşaltılması, bitki özleriyle tedavi, masaj ve kremlerle kan dolaşımını düzeltilmesi, mezoterapi, hormonların kontrol edilmesi ve düzenlenmesi.

• Tavsiyeler: Çorapla ve yüksek ökçeli ayakkabı giymeyin, bacak bacak üzerine atmayın, alkol ve sigaradan uzak durun.

3. Tipin tedavisi:

• Beslenme: Çok kilolu değilseniz diyet yapmanın yararı olmaz. Vücudunuza bol miktarda amino asit, kolajen ve yeni deri altı lifleri sağlayacak protein gerekli. Et, balık ve tavuk yiyin. C ve E vitaminleri, karoten, çinko ve selenyum alın. Her gün bol bol su için. Deri ve kaslarınızı kuvvetlendirecek her tür sporu yapın.

• Tedavi: Uzmanların hazırlayacağı özel mezoterapi kokteyli, özel kremli masaj.

Tags:

Mar 04

03.03.2008 11:07 - Spor haberleri bugün 254.405 kişi tarafından okundu

Portekiz’de futbol ekonomisi üzerine yayın yapan futebolfinance sitesi futbol dünyasının en çok kazanan 50 ismini bu haftaki sayısında yaptığı bir araştırmayla açıkladı. Listenin 1. sırasında Milan’ın 2013 yılına kadar sözleşme uzattığı Brezilyalı futbolcu Kaka bulunuyor. Kaka’yı bir diğer sambacı Ronaldinho izliyor. İşte futbol dünyasının altın çocukları…

NOT: Listede verilen ilk rakamlar aylık, 2. rakamlar ise yıllık kazançları göstermektedir…
1. Ricardo Kaka AC Milan 750.000 € 9.000.000 €
2. Ronaldinho Gaucho FC Barcelona 710.000 € 8.520.000 €
3. Frank Lampard Chelsea FC 680.000 € 8.160.000 €
4. John Terry Chelsea FC 680.000 € 8.160.000 €
5. Fernando Torres Liverpool FC 660.000 € 7.920.000 €
6. Andriy Shevchenko Chelsea FC 650.000 € 7.800.000 €
7. Michael Ballack Chelsea FC 650.000 € 7.800.000 €
8. Cristiano Ronaldo Manchester Utd 640.000 € 7.680.000 €
9. Thierry Henry FC Barcelona 640.000 € 7.680.000 €
10. Steven Gerrard Liverpool FC 640.000 € 7.680.000 €
11. Didier Drogba Chelsea FC 615.000 € 7.380.000 €
12. Wayne Rooney Manchester Utd 610.000 € 7.320.000 €
13. Iker Casillas CF Real Madrid 600.000 € 7.200.000 €
14. Michael Owen Newcastle Utd 560.000 € 6.720.000 €
15. Sol Campbell Portsmouth 550.000 € 6.600.000 €
16. Raul Gonzalez CF Real Madrid 535.000 € 6.420.000 €
17. Ruud Van Nistelrooy CF Real Madrid 535.000 € 6.420.000 €
18. Rio Ferdinand Manchester Utd 505.000 € 6.060.000 €
19. Darren Bent Tottenham Hotspur 495.000 € 5.940.000 €
20. Carlos Tevez Manchester Utd 490.000 € 5.880.000 €
21. Fabio Cannavaro CF Real Madrid 490.000 € 5.880.000 €
22. Luca Toni Bayern Munique 460.000 € 5.520.000 €
23. Robinho CF Real Madrid 460.000 € 5.520.000 €
24. Francesco Totti AS Roma 455.000 € 5.460.000 €
25. Arjen Robben CF Real Madrid 445.000 € 5.340.000 €
26. Ryan Giggs Manchester Utd 435.000 € 5.220.000 €
27. Michael Essien Chelsea FC 420.000 € 5.040.000 €
28. Adriano Lima Internazionale 417.000 € 5.004.000 €
29. Zlatan Ibrahimovic Internazionale 417.000 € 5.004.000 €
30. Patrick Vieira Internazionale 417.000 € 5.004.000 €
31. Gianluigi Buffon Juventus FC 417.000 € 5.004.000 €
32. Samuel Eto´o FC Barcelona 417.000 € 5.004.000 €
33. Charles Puyol FC Barcelona 417.000 € 5.004.000 €
34. Sergio Aguero Atletico Madrid 417.000 € 5.004.000 €
35. Oliver Kahn Bayern Munique 412.000 € 4.944.000 €
36. Edwin Vandersar Manchester Utd 405.000 € 4.860.000 €
37. Fernando Morientes Valência 405.000 € 4.860.000 €
38. Alessandro Del Piero Juventus FC 400.000 € 4.800.000 €
39. Harry Kewell Liverpool FC 400.000 € 4.800.000 €
40. Djibril Cisse O.Marselha 400.000 € 4.800.000 €
41. Joe Cole Chelsea FC 390.000 € 4.680.000 €
42. Pedro Pauleta Paris SG 384.000 € 4.608.000 €
43. Juninho Pernanbucano O.Lyon 380.000 € 4.560.000 €
44. David Beckham LA Galaxy 375.000 € 4.500.000 €
45. David Trezeguet Juventus FC 375.000 € 4.500.000 €
46. Sidney Govou O.Lyon 375.000 € 4.500.000 €
47. Deco FC Barcelona 375.000 € 4.500.000 €
48. Gianluca Zambrotta FC Barcelona 375.000 € 4.500.000 €
49. Petr Cech Chelsea FC 360.000 € 4.320.000 €
50. Antonio Cassano Sampdoria 350.000 € 4.200.000 €

Tags:

Mar 02

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Metabolizma ve Beslenme Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr.Ahmet Aydın, karbonhidratlar bakımından zengin gıdaların, özellikle de şekerin kanseri beslediğine dikkat çekerek, un ve şekerden kaçınarak bol sebze ve meyve tüketilmesi uyarısında bulundu.

Prof. Dr.Ahmet Aydın yaptığı açıklamada, kanser hücrelerinin sağlıklı hücrelerden farklı olarak oksijenli metabolizma yerine oksijensiz metabolizmasının olduğunu ve şekerin kanserli hücreleri beslediğini belirtti. Aşırı şekerli gıdaların insülin direncine yani hiperinsülinizme yol açtığını, hiperinsülinizmin de hücre üremesini kontrolsüz bir şekilde arttırarak kansere neden olduğunu kaydeden Aydın, “Türkiye’de çocuğu de büyüğü de çılgınca şeker ve beyaz un kullanmaktadır. Bütün bunlar kanserin neden arttığını göz önüne sermektedir. Kanserinizi sevmiyorsanız onu beslemeyin” dedi. Şeker yerine tatlandırıcı kullanmanın çözüm olmadığını da belirten Aydın, şunları kaydetti:

“Şeker yerine tatlandırıcı kullanmayı düşünüyorsanız başka bir tuzağa düşmüş olursunuz. Tatlandırıcıların da vücuda ciddi zararları olduğu yapılan araştırmalarla kanıtlandı. Örneğin, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), sakarin içeren her türlü gıda maddesinin üzerine ‘Sağlığa zararlıdır. Hayvanlar üzerinde yapılan testlerde kansere yol açmıştır’ ibaresinin konmasını şart koştu. Aspartam ve sükraloz gibi diğer tatlandırıcılar da yan etkileri nedeniyle uzak durulması gereken gıdalar arasında.”

Öte yandan pişirme işleminin besinlerdeki enzimleri ve vitaminleri yok etmesi nedeniyle kanserin çiğ yiyeceklerdense pişmiş yiyecekleri sevdiğini vurgulayan Aydın, beslenmede alınacak bazı tedbirlerle kanserlerin en az üçte iki oranında önlenebileceğini bildirdi. Aydın alınması gereken tedbirleri şöyle sıraladı:

“-Un ve şekerden kaçınarak insülin direncini yenin

-Hiçbir şekilde tatlandırıcı ve tatlandırıcı içeren ‘light’ hafif yiyecek ve içecek tüketmeyin

-Katkı maddesi ilave edilmiş, paketlenmiş gıdaları yemeyin. Taş devri diyetini uygulayın

-Bol taze sebze ve meyve yiyin

-Yeterli omega-3 alın, ayçiçeği, mısır, soya, pamuk ve margarin gibi yağları diyetinizden çıkartın. Bunların yerine zeytinyağı ve doğal hayvani yağları (tereyağı, iç yağı ve kuyruk yağı) yiyin

-Kefir, yoğurt, turşu, sirke, nar ekşisi ve boza gibi probiyotiklerden (faydalı mikroplar) zengin gıdalarla beslenin

-Özgür dolaşan hayvanların etini ve yumurtasını yiyin. Mümkünse manda sütü kullanın. Süt yerine süt ürünlerini (yoğurt, peynir) tercih edin

-Günde iki diş sarımsak ve/veya 1 baş kuru soğan tüketin

-Günde 1-2 tatlı kaşığı zerdeçal tozu tüketin

-Yeşil ve siyah çay tüketin (şekersiz)

-Streslerden uzak durun

-İyi uyuyun

-Çevresel toksinlerden ve sigaradan uzak durum

-D vitamini düzeylerinizi yükseltmek için dengeli bir şekilde güneşlenin ya da D vitamini takviyesi alın
 
-Yeteri derecede egzersiz yapın

-Alkol kullanmayın

-İşlenmiş soya ürünü yemeyin

-Yemekleri geleneksel yöntemler (buğulama, buharda pişirme) ile pişirin. Turbo fırınlar da kullanılabilir

-Hızlı pişirme yöntemleri (mikrodalga gibi) besin kayıplarına yol açar; ayrıca kanserojen ihtiva eder

-Daha çok toprak (güveç), cam ya da kalaylı bakır kapları tercih edin. Emaye ve çelik tencere daha sonraki tercihlerdir.”
 
ANKA

Tags:

Mar 01

Fiat Bravo, Avrupa‘nın ardından Türkiye’de de satışa çıktı.
Verilen bilgiye göre, Fiat Tasarım Merkezi‘nce tasarlanan Fiat Bravo’daki eğimli ön cam, damla biçimli farlar ve logonun yer aldığı sportif ızgara aracın en önemli özellikleri olarak öne çıkıyor. İtalyan tasarım anlayışına sahip olan Fiat Bravo, düz ve agresif hatlara sahip bir otomobil olarak dikkat çekiyor.

Tüm vites seçeneklerini 6 ileri vites ile sunan Bravo’nun 120 hp’lik 1.6 16v Multijet motoru ile Dualogic otomatik vites seçeneklerinin yılın ilk yarısında pazara sunulacağı, öte yandan otomobilin pasif ve aktif emniyet testlerinde en yüksek puanı alacak şekilde tasarlandığı belirtiliyor. Fiat Bravo, 29.400 YTL’den başlayan fiyatlarla Türkiye yollarına çıkıyor.

Mar 01

Türk Telekom’un yurtdışı internet çıkışı bugün 157 Gbps’a yükseldi. Hedef yıl sonunda hızın 350 Gbps’a ulaştırılması. 2005 yılı sonunda Türkiye’nin yurtdışı internet çıkışı sadece 33 Gbps’dı.

Türk Telekom, Türkiye’de internet bağlantısının hızlanması ve yurtdışı merkezli internet sitelerine erişimin kolaylaşması için internet yurtdışı çıkış hızını artırdı.  2005 yılında 33.6 Gbps olan internet yurtdışı çıkış hızı bugün itibariyle 157 Gbps’ye yükseldi. Bu sayede Türkiye’den yurtdışında en çok erişilen MSN, Google, Facebook, Youtube gibi sitelere, internetin en yoğun kullanıldığı dönemlerde bile kullanıcıların sorunsuz erişmesi hedefleniyor. 2005 yılından bu yana yurtdışı bağlantı hızını 5 kat artıran Türk Telekom’un 2008 yıl sonu hedefi ise 350 Gbps hıza ulaşmak.

Yaklaşık 4,5 milyon ADSL geniş bant kullanıcısının ortalama hat başına 1 Mbit/s bağlantı hızı kullandığı Türkiye’de tüm aboneler aynı anda yurtdışı sitelere erişmeye çalıştığında ve kapasitelerinin tamamını kullandığında Türkiye’den yurtdışına yaklaşık 4.500 Gbps çıkış kapasitesine ihtiyaç duyuluyor. (1 Gbps = 1024 Mbps)

Ancak tüm kullanıcıların aynı anda internete bağlı olmaları ve hepsinin yurtdışında barındırılan sitelere erişmesi teorik olarak mümkünse de böyle bir durumla şimdie kadar karşılaşılmış değil. Internet Servis Sağlayıcıların genel yatırım ön görülerinde 6 ile 10 aboneden birisinin internete bağlı olması öngörülüyor. 

Türk Telekom yurtdışına yerleşiyor

Türk Telekom, internet yurtdışı çıkış hızını artırmanın yanı sıra, yine aynı amaçla 2007 yılında Londra, Amsterdam ve Frankfurt’ta ses ve veri iletimini kapasitesini arttırarak uluslararası ara bağlantılarını hızlandırıp daha kaliteli hale getiren POP (Point of Presence) noktaları açtı. New York ve Uzakdoğu’da da POP noktaları kurmak amacıyla görüşmeleri devam ediyor. Kurduğu bu network sayesinde Türk Telekom dünyada internet trafiğinin buluştuğu ve değiştiği noktalarda faaliyet gösteren şirketlerle anlaşmalar yaparak, müşterilerinin yurt dışı merkezli internet sitelerine daha hızlı, kolay ve güvenli şekilde erişmesini sağlıyor.

Konuyla ilgili açıklama yapan Türk Telekom Yönetim ve İcra Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Dr. Paul Doany, “Türk Telekom olarak hıza ve teknolojiye yatırım yapmaya devam ediyoruz. İnternet çıkış hızındaki artış 5 kat ile sınırlı kalmayacak, yılsonunda hızı 350 Gbps’ye yükseltmeyi planlıyoruz. Böylece 2005 yılı sonunda 33 Gbps olan internet yurtdışı çıkış hızını 10 kat artırmış olacağız.” dedi.

Mar 01

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat Akbaş, anne sütünden 3 kat fazla tuz içeren mamalarla beslenen bebeklerin tansiyonlarının normalden daha yüksek olarak ölçüldüğünü söyledi.
Annelerin bebeklerinin mamalarına kesinlikle tuz katmaması gerektiğini belirten Akbaş, Online Sağlık’a (www.onlinesaglik.com) yaptığı açıklamada, çok sayıda hastalığın temelinin çocukluk ve gençlik yıllarında atıldığına dikkat çekti. Birçok insanın, tuzun sadece tansiyon hastalarına zararlı olduğunu sandığını ifade eden Dr. Murat Akbaş, yapılan araştırmaların bu maddenin her yaştan insana zarar verebildiğini ortaya koyduğunu anlattı.
Hollandalı bilim adamlarının 245 bebek üzerinde yaptıkları araştırmada, anne sütünden üç kat fazla tuz içeren mamalarla beslenen bebeklerin tansiyonlarının daha yüksek olarak ölçüldüğünü bildiren Akbaş, bebeklerdeki tansiyon yüksekliğinin ileriki yıllarda da devam ettiğini bildirdi. Günlük beslenmelerindeki tuz tüketimini önemli miktarda düşüren insanların, gelecek 10-15 yılda kalp-damar hastalıklarına yakalanma olasılığının yüzde 25 oranında azaldığını kaydeden Dr. Murat Akbaş, bu kişilerin kalp-damar hastalıklarından ölme riskinin de yüzde 20 düştüğünü belirtti.
İç hastalıkları uzmanı Dr. Akbaş, yemeklerin lezzetini arttırmak için tuz yerine maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen gibi bitkiler kullanılabileceğini dile getirdi.

GÜNLÜK 5 GRAM CİVARINDA TUZ İHTİYACI KARŞILAR
Tuzun insan sağlığına çeşitli şekillerde zarar verebildiğini, bu zararların başında da tansiyon hastalığının geldiğine dikkat çeken Dr. Akbaş, “Dünyada bugüne kadar tuzu hiç tanımayan ve kullanmayan 20 kadar topluluk bulunmuştur. Yemek pişirirken deniz suyu kullananlar dışında, bu topluluklarda yüksek tansiyon görülmez” diye konuştu.
Günlük tuz tüketiminin az miktarda azaltılmasının hastalık risklerine karşı büyük etkisinden bahsedildiğine dikkat çeken Akbaş, tüketilen tuzun dörtte üçünün zaten alınan gıdaların içinde bulunduğunu, günlük 5 gram tuz tüketimi hedefinin de, yediklerine dikkat etmeleri durumunda çoğu insan için ulaşılabilir olduğunu vurguladı.
Tuzun diğer zararlı etkileri arasında mide kanseri ve kalp yetmezliği oluşturma, böbrek hastalığını ve kemik erimesini şiddetlendirme gibi olumsuz etkilerini de sayan Akbaş, “Aslında yiyeceklerimizin hepsinde ve içme suyu da dahil içeceklerimizde doğal olarak tuz vardır. Ancak, bu miktardaki tuz sağlığa zarar vermez. Zarar, yiyecekler hazırlanırken ve tüketilirken içine katılan tuzdan kaynaklanıyor” dedi.

Bebeklerin anne sütü ile beslenmelerinin önemini de değinen Dr. Murat Akbaş, annelerin tat vermesi için mamaların içine kesinlikle tuz katmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

Şub 29

Zayıflamanın, daha az yemenin tek bir yolu mu var? Tabiki hayır, her diyet kişiye özel ve yalnız size göre olmalı! Her yıl yaza doğru diyet kitapları raflarda yerini alır. Bu çok da şaşırtıcı değil çünkü birçok kadın ve erkek zayıflamak istiyor. İnternetten edinidği ya da kitaplardan okuduğu beslenme programlarını uygulayarak kilo vermeye çalışıyor. gerçekte en popüler diyet kendi diyetiniz!

Kendiniz için nasıl ve neye göre bir beslenme planı hazırlayacağınızı merak ediyorsanız işte dünyadaki beslenme uzmanlarının tavsiyeleri..

Karbonhidratları azaltın, mümkünse tüketmeyin!

Çok basit gibi görünen aslında uygulaması zor bir öneri bu.. Beyaz ekmek, kek ve şekerlemelerden uzka durmak gerçekten zor. Ancak formda kalmak için karbonhidrat tüketiminizi sınırlamalısınız.  Eğer enerji için karbonhidratlara ihtiyaç duyuyorsanız, kepekli, tam tahıllar ile ekmeklerden az miktarda tüketebilirsiniz. Günde ana ve ara öğünleri belirleyip 5 veya 6 öğün beslenin. Porsiyon, yemek miktarı ve saate dikkat edin. Karbonhidratları sınırlı miktarda öğle ile öğleden sonra saat 15:00 arasında tüketmeye çalışın. Eğer beyaz ekmek gibi işlenmiş yiyecekleri yiyorsanız bununla birlikte protein ya da sağlıklı yağ içeren besinler tüketin.

Besin değeri yüksek gıdalar tüketin!
Acıktığınızda besin değeri yüksek su, lif bakımından zengin (et sulu çorba, salata gibi) düşük kalorili yiyeceklerden istediğinizi yiyin. Bunları yediğinizde doymuş hissedecek ve kilo vereceksiniz. Bunu uygulamak için her yemeğinizde besin değeri yüksek gıdaları tercih edin.  Meyve ve sebzeler yüzde 80′den yüzde 95′e kadar su içerir ve tok hissetmenizi sağlar. Tahıllarla birlikte karıştırarak da tüketebilirsiniz.
İşte önerilen gıdalar;
Az şişkinlik veren gıdalar: Peynir ve krakerler
Çok şişkinlik veren gıdalar: Parmesan peynirli mısır
Az şişkinlik veren gıdalar: Kurutulmuş meyve ile karıştırılmış fındık, badem, ceviz gibi çerezler
Çok şişkinlik veren gıdalar: Üzüm, çilek gibi taze meyvelerle karıştırılmış fındık, badem, ceviz gibi Az şişkinlik veren gıdalar: Pirinç
Çok şişkinlik veren gıdalar:  Bir kutu dondurulmuş sebze ile hazırlanmış yiyecekler

Protein tüketin!
Proteinleirn sindirilmesi yaklaşık 4 saat, karbonhidratların sindirilmeis ise sadece 2 saat sürer. Yavaş sindirim 4 saat boyunca acıkmayacağınız anlamına gelir yani metabolizmanızı çalıştırır. Peynir yiyerek yaptığınız diyetler yerine, her ana ve ara öğününüze biraz somon, soya, yağsız biftek ve tam yağlı süt ürünleri gibi protein içeren besinler ekleyin.  

Düzenli olarak günlük tutun!
Beslenme programınızla ilgili günlük tutun. Günlüğünüze az yiyeceğinizi yazdıysanız az yiyin. Yiyecek günlüğü tutmak inanın bazen egzersizden bile daha çok işe yarayabilir. Günlük beslenme planınızı parlak ve renkli kağıtlara yazın. Her öğünde yanınızda bulundurun ve masaya koyun. Böylece planınız dışına çıkmamış olursunuz.

Galeta ve kıraker gibi sert, doyurucu yiyecekleri tercih edin!

Karbonhidratları azalttıysanız tokluk hissi için 2 - 3 adet galeta, kıraker ya da yağsız kızartılmış ekmeği tercih edebilirsiniz. Öğle vakti biraz taze havuç, küçük domates gibi atıştırmalıklar tüketin. Yanında bir dilim kepekli ekmek ya da haşlanmış yumurta ve ayçekirdekli salata tüketebilirsiniz.

Gece vakti  acıkırsanız ne yapmalısınız?
Gece geç saatlerde atıştırmamak için beslenme planınıza sadık kalın ve son öğünde doyurucu besinler tüketin.  Mutfağa her girişinizde doyurucu fakat kalorisiz birşey yiyin. Eğer TV izlerken birşey yemekten zevk alıyorsanız doğranmış sebze gibi çok yiyebileceğiniz ancak kalorisi az yiyecekleri tercih edin.

Tags: ,

Page 1 of 1612345»...Last »
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80
eXTReMe Tracker